aldım ve sakladım. yine, yeniden, bir kez daha ve tekrarlayacak şekilde tutundum. tutuldum. güneş'e ya da ay'a değildi. gözlerimi kapattım. göz gördükçe görmek istediğimi gözden kaçırmamak adına, kapattım dilimi ve gözlerimi şimdiye ve geleceğe. geçmişe iliştirdim her şeyi. insan en iyi yapmayı bildiğini devam ettirmeliydi. bir tek içimde tutturursam bana kalacağının bilmenin şımarıklığıyla, aldım ve sakladım oraya "onu", "şeyi", "hiçi" ve "yoku"
yine bunun olmasına izin vermiş olmama artık şaşırmamalıyım diyorum şimdi kendime. olan olmuyordu, olanın olmasına izin veriyordum. evet. şimdi bu almanın ve saklamanın gizli öznesi kimsesizlikken, özne olarak kendimi sunuyorum. nesnesi olmayan devrik bir cümleyle açıklamaya çalışıyorum her şeyi. gizli öznesi ve nesnesi olmayan devrik cümlemi, aldım ve sakladım içimdeki geçmişe.
bulut, sis ve mavi. . . hepsi başımla beraber. ve öznenin gizli hali, seçilmemiş nesne kapalı gözlerimle kaldırdığım başımda gökyüzünün de yukarısında, başımın tam üstünde kendi yerini yapıyor.
yüzümde yığılmış ifadelerden gizlilikler ve ben göremediğim olmayanımı alıp hediye olarak veriyorum kendime.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder