durmuş bana bakıyor. bana baktığını bildiğim için hareket etmiyorum. beni çağırıyorlar. gitmemiz gerekiyormuş. hayatımı eklemlediğim kişi gideceğimizi söylüyor. kimseye iplerimi teslim etmemişken, nasıl da bağlandığımı bilmediğim birinin sesi “haydi” diyor. o ise durmuş sadece bana bakıyor. bana baktığını bildiğim için hareket edemiyorum. kimseye gidemeyeceğimi, yola çıkamayacağımı, beklemeye hüküm giydiğimi, artık devinemeyeceğimi bildiğimi anlatamıyorum. içimin dışındakiler, hayatımın içindekiler, onun bana bakmadığı bir dünyaya, dışarıya beni götürmek için durmaksızın bana sesleniyorlar.
kimse hareketsizliğimin sebebini anlayamıyor.
“onun bana baktığını biliyorum sadece ve sırf bu yüzden devam edemiyorum” diyemiyorum. onun üstüne bastığı toprağın sessizliğine gömülüyorum kelimeler dilimle vedalaştıktan sonra.
bekleyenler öfkeyle terk ediyorlar beni. dünyanın dışında, onun gözlerinde kalıyorum. hiç kimsenin içinde olamadığıma üzülmüyorum. insanların içime bıraktığı atıklardan şu anda sancısız ayrılışımın sebebini, onun bana bakması. o bunu biliyor mu? bilsin istiyorum. bana bakıyor ve ben o orada durmuş olduğu için adım atmıyorum. tek bir adım bile beni ondan uzaklaştıracağı için bacaklarıma felç indiriyorum. olduğum yere düşüyorum. aşka düşmek bu muydu yoksa?
niye bana baktığını bilmediğim, gözlerini bir kez bile görmediğim, göz şeklini, rengini bilmediğim biri sıkıca tutmuş beni. sorgulamıyorum. aylarca hiç hareket etmeden kalıyoruz. o bana bakıyor, ben onun bana baktığını bilerek olduğum yerde kalıyorum. zaman hızlı akıyor o bakmaktan vazgeçmediği için. gölgesi düşüyor sonunda önüme. başımı kaldırmaya korkuyorum. “gidelim artık” diyor. "nereye?" diye sormak gelmiyor içimden.
ılık bir su tüm bedenimi damlacıklar halinde yıkayıp geçiyor. uzanıp elini kavrıyorum. beni ayakta tutan bu ellermiş… ayağa kalkamıyorum. bacaklarımda beynim vasıtasıyla gönderdiğim hiçbir komut para etmiyor. parmak uçlarıma değin inen güç, parmaklarımı oynatamıyor. “kalkamıyorum” demeye yeltenirken sesimin çıkmadığını da anlıyorum. bana durmaksızın bakmaya devam ettiği için gözlerimi alıp da gözlerine değdiremiyorum.
hiçbir şey demeden yanıma oturuyor. gideceğine inandığımdan olacak, kalışı tüm ömrüme yayılacak mutluluğa dönüşüyor.
aşka düşecekken, gerçeğe düşüyorum.
uyanıyorum en güzel rüyamdan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder